Terazi’de Dolunay: İlişkilerde Son Durum (müzikli)

“I can sing a love song like the way it is meant to be but I guess I am not good at that anymore.”

Hiç düşündünüz mü neden insanların sevgilisi olur ? Neden evlenirler ? Neden ortaklık kurarlar ? Neden ortaokulda lisede kızların illa ki bir tane en yakın arkadaşı olur ?

Ben özel radyoların ve özel televizyonların, müzik kanallarının ortaya çıktığı dönemde büyüdüm. Kumralım, esmerim, güz güneşim, yaz aşkım, birtanem, iki tanem, aşk meleğim, döndür bebeğim… Hatta 1995 yazında, Top 5’ta Bon Jovi’nin Always klibi çıkacak diye televizyonun başında beklerdim…

 

İşte bu dolunayda da enerjiler biraz bu klipteki gibi, dramatik, durduk yere maraz çıkartan, şok eden, birden bire alevlenen ama bir o kadar da aşk, sevgi ve belki de tutku dolu.

İlişkilerde sürprizler söz konusu. Bana gelen en süper soru: “iyi mi kötü mü”. Bunu nolur sormayın, biz astrolojide hiçbir şeyi iyi ya da kötü olarak tanımlamıyoruz. Sürpriz, sürprizdir; iyisi de olur kötüsü de. Önemli olan karşımıza çıkan olaylara bizim nasıl yanıt verdiğimiz, hangi tutumu sergilediğimiz. Biz kendi tavırlarımızdan, tutumlarımızdan, sözlerimizden ve hareketlerimizden sorumluyuz. Bu sorumluluktan kurtulmanın hiçbir yolu yok.

21 Mart’ta Güneş’in Koç’a geçmesiyle yine güzelim Terazi Burcu’nda bir dolunay yaşamıştık. Bu Terazi’de yaşayacağımız ikinci dolunay. O dolunayda başlayan süreçler şimdi bir sonlanmaya doğru gidiyor. Bu dolunay bize ilişkilerimizin iyi olabilmesi için her şeyden önce kendimizi tanımamız, kendimizle olan ilişkimizi dürüstlük ve açıklıkla, biraz da Koç’un çocuksu masumiyetiyle gözden geçirmemiz gerektiğini öğretmişti. Yani umarım bunları yaptınız, bu konularda belli farkındalıklara ulaşıp aslında sorunun karşıda değil de sizde olduğunu biraz olsun anladınız geçen bir ay içinde 😀

ner

Şimdi bugün yepyeni bir sayfa açılıyor ilişkilerde. Hem kendimizle hem de karşıdakiyle. Unutmayın, karşımızdaki kişide gördüğümüz eksiklikler, kötü yönler aslında bizden, bizim henüz kendimizde tanımadığımız, göremediğimiz parçalarımızdan kaynaklanıyor. Buna teknik olarak yansıtma diyoruz. Farz edelim ki bir kişi resim konusunda çok yetenekli olsun ama bunun farkında değil, bir şekilde hayatta hiç bunu ifade edememiş. Bu kişi resimden, sanattan, sanatçılar nefret de edebilir, tüm varını yoğunu yağlıboya tablolar almak için seferber de edebilir. Kendinden gizli saklı olanı dışarıda görmek böyledir. İnsan aslında kendi içinde olanın peşinden koşar durur. Dışarıda görüp de aşık olduğumuz özelliğin kendimizde olduğunu farkettiğimizde ve bu özelliği kendimizde bütünleştirebildiğimizde biraz daha büyümüş oluruz. İşin komik tarafı da bu, insan aslında asla büyümeyi tamamlamıyor, hep çocuklar gibi büyüyüp gelişiyoruz; bu gelişim bir şekilde durdurulduğunda sıkıntılar çıkıyor zaten.

İşte biz de aşk ve ilişkilerde kendimizde eksik olanı karşı tarafa sinema projektörü gibi yansıtıyoruz. Belki bazen karşımızdaki insanın yapmadığı şeyleri, aslında onda olmayan özellikleri de fantastik bir şekilde onda görmeye başlıyoruz. Yansıtma insanın bütünlüğe ulaşma amacının bir parçası. Kendisinde kabul edemediği, hayatına entegre edemediği yönlerini karşıdaki insana yansıtınca da sanki sorun o kişide ya da ilişkide ya da sevgide ya da aşkta gibi görünüyor,  her şey için karşısındakini suçlamaya başlıyor insan… You are to blame, you give love a bad name. 

Merkür, Kiron ile birleşik. Yaralayıcı sözlerden kaçınmak gerek. Özellikle Yaylar, sizi biliyorum, o ateşli okları bazen sözler yoluyla etrafa saçabiliyorsunuz. Konuşmadan ve o mesajı yollamadan önce iki kez düşünmekte fayda var.

İşin içinde Uranüs varsa özgürleşmek de vardır. Karşıya yansıttıklarımızdan, ilişkiler yoluyla kendi kendimize taktığımız prangalardan özgürleşiyoruz. İşte bu kısım biraz sürprizli olabilir.

Bu dolunayda aslında bunların hepsini aşmak için gerekli her şey var. Nereye kadar yansıtmalarla, ben-sen kavgasıyla, egoları şişirerek gidebiliriz ki ? Sonuç ortada, mahvedilmiş bir dünya Artık bırakmak gerek bu işleri, insan ancak kendinden arındığında erişebilir aradığı sonsuzluğa ve yüksek sevgiye. Aşk ve sevgi için egoyu feda edecek Balık’taki Venüs ve bizleri çok daha güzel bir döneme götürecek…

 

İletişim için: Lydiansoulwork@gmail.com

 

Sevgiler

Begüm

19 Nisan 2019

KADIKÖY

 

 

 

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s