Yay ve Balık: Jüpiter-Neptün Karesi

Bu yıl, Göklerin Kralı Jüpiter ile Denizler Kralı Neptün arasında bir kare açı deneyimliyor olacağız. Bu kare açı Yay ile Balık Burçları arasında kurulacak.

Jüpiter genişlemeyi, yüksek eğitimi, insanın dünyayı anlama ve kendi dünyasını genişletme, kabuğundan çıkıp daha geniş düşünebilme, büyük dünyayı deneyimleme özlemini anlatır. Jüpiter maddi olanı değil, spiritüel olanı sever. Bir kişinin doğum haritasına bakarken onun hayat felsefesini, hayata bakışını ve yaklaşımını haritadaki Jüpiter’de görürüz.

 

Yay Burcu ve Jüpiter

Yay, ufkun sonsuzluğa genişlediği yer. Yay Burcu ile Jüpiter aynı doğada. İkisi de okumaktan, felsefeden, daha çok şey öğrenmekten, farklı kültürlerden, uzak diyarların şarkılarından ve efsanelerinden hoşlanıyorlar. Büyük bir salonun ortasında maceralarını anlatan gezgin, çağlar boyu aynı hikayeleri anlatan ozan, öğrencilerinin önünde bir ders konusu üzerine harika bir tartışma yürüten iki üniversite profesörü… İşte bu kişiler Yay niteliğinde, Jüpiter’i iyi anlayabilen insanlar olmalılar.

Jüpiter inandıklarımızı gösterir. Yay’dan geçerken de insanlar belki kendileriyle ve hayatla ilgili inandıkları şeylere biraz daha bağlanırlar. Jüpiter’in Yay’dan geçmekte olduğu bu yıl, yüksek öğretim, öğretiler ve kendimizi zihinsel anlamda geliştirmek için güzel bir yıl. Ancak Jüpiter Yay’da abartma eğilimde de olabilir, hepimiz okuyamayacağı kadar çok kitap sipariş eden ve sonra o kitapları bir köşede unutan o arkadaşı tanıyoruz ne de olsa.

 

Balık Burcu ve Neptün

Hayalci ve sezgisel Balık da Yay gibi Jüpiter’in yönettiği bir burç. Balık sonsuz okyanusları anlatır, burada ne bir şeyi elinizde tutabilirsiniz ne de suların içine bir şey inşaa edebilirsiniz. Akıp giden sonsuz akıntısıdır o dünyanın, denizlerin huzuru da fırtınaların amansızlığı ve deniz rüzgarlarının tekinsizliği de birbirine örülmüş Balık Burcu’nda. Deniz en büyük hazineleri, en derin güzellikleri saklar. Venüs, mitolojiye göre denizden doğar. Aynı denizdir ki geminizi alıp bir oraya bir buraya da fırlatabilir, dolandırır sizi yıllar boyunca, tıpkı çok kurnaz Odysseus’a yaptığı gibi… Yine de okyanusun öğrettikleri ile ulaşır insan özüne, yurduna ve evine. Belki de bu yüzden eskiler Jüpiter’i, bilgelik gezegenini, Balık’ın yöneticisi yapmışlardır, bilinmez.

Neptün de, okyanusların kralı Neptün, işte Balık Burcu’nu sever. İnsan kendi doğasında olan yerde rahat eder, iyi hisseder ve iyice döker içini, evi gibi sever orayı. Neptün de öyle, Balık’ta rahat ediyor. Neptün, astrolojide ilüzyonların, ideallerin, peşinden koşup koşup tam yakalayacakken puf diye pembe dumana dönüşen hayallerin göstergesi. Aynı zamanda derin spiritüelliğin, derin meditasyonun göstergesi. Neptün sever böyle şeyleri.

 

Kare Açılar

Kare açılar insanı harekete geçiren, kendini aşmasına yardım eden etkiler olarak yorumlanır. Kare ilkten insanın kafasına indirir ama öldürmeyen şey nihayetinde güçlendirir. Kare açılar mücadele gerektirir, bir şey yapma itkisini verir insan yüreğine.

Yay, inançlarımız, genişleme ve öğrenme isteğimiz. Jüpiter burada dokunduğu her şeyi büyütüyor. Neptün işi spiritüelliğe vurarak sınırları ortadan kaldırıyor. Burada büyüten Jüpiter ile sınırsız Neptün arasında bir kare açı var. Hani açık denize baktığında bir sonsuzluk hissi kaplar ya insanın içini, denizden yüze yüze dünyanın her yerine gidebileceğini, dünyadaki her insana, her şeye ulaşabileceğini hisseder… İşte o hissi yaşıyoruz günlerdir ve yaşamaya da devam edeceğiz.

Ancak burada bir kare açı olduğuna göre belki tez canlı olanlarımız bu hayalleri ve idealleri üzerine harekete geçmek de isteyecekler. İşin içinde Neptün varsa harekete geçmek… Sis perdesinin arkasındaysa dünya, insan ne yapabilir ? Önünü görmeden bir strateji belirlemek ne kadar mümkün olabilir ?

 

venuspisces

 

“Her şey fantazidir.” der Jung. Evet, doğru. Eğer birileri şu anda üzerinde oturduğun sandalyeyi hayal edip tasarlamasaydı şu anda burada seni destekleyen ve oturmanı sağlayan bu sandalye olmazdı. Ancak önemli olan hayali, fantaziyi gerçekleştirebilmek, maddeye dökebilmek, somutlaştırabilmektir. Oturduğun sandalyenin gerçekliğini, somutluğunu, maddeliğini ondan alıp onu salt bir hayal haline getirmek demek pat diye kıçının üstüne oturmak demek! 😉

Bugünlerde hayal ile gerçeği, sapla samanı birbirinden ayırmamız gerekiyor. Her zamankinden daha gerçekçi olmak ve sadece somut verilerle hareket etmek bize yardımcı olacaktır. Hayallerinin peşinden gitmek belki genel olarak iyidir ama o hayaller insanın boyunu aşan dalgalar olmadığı takdirde… Büyük umutların büyük hayal kırıklıkları getirebileceğini de unutmamak, temkinli olmak gerekir.

 

Bu hülyalı ve hayallerle dolu dönemde yıldızışığından bir meşaleye, yani biraz kendinizi tanımaya, ihtiyacınız varsa bana ulaşabilirsiniz. Doğum haritası okumaları, Feminen Arketipler ve Venüs üzerine yaptığımız çalışmalar devam ediyor.

 

 

Sevgiler,

Begüm

Ocak 2019

KADIKÖY

Lydiansoulwork@gmail.com

Advertisements

One Comment Add yours

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s