Kova Burcu ve Prometheus

Gerçeklerle ve gelecekle uğraşan, biz dar görüşlüleri anlamakta zorlanan sevgili Kova. Bizler küçücük dünyalarımızda birbirimizle didişip dururken o bize doğruyu göstermeye çalışıyor. Bilmediklerimizi öğretmeye çalışıyor. Biraz olsun ufkumuzu genişletelim istiyor ve iyi bir gelecek kuralım diye uğraşıyor.

Kovalar bazen katılıkla, duygusuzlukla itham edilirler. Onlar aslında duygusuz değil, sadece duyguların insanları daha ileriye götürmeyeceğini, ancak ve ancak akıl ve mantığın bizleri iyi bir geleceğe taşıyacağını biliyorlar. Kova duygu dünyaları ile uğraşmaz, o geleceği tasarlıyor. Tek bir insan, yani kendisi, değil onun derdi; tüm topluluğu belki de tüm insanlığı düşünüyor.

cropped-victory.jpg

Kova Burcunun adının “Kova” olmasının nedeni imgesinde elindeki kovada taşıdığı suyu aşağıya döken bir insandır. Kova Burcu’nun sembolü de su akışını anlatır. Kova bizleri  çiçeklermişiz gibi suluyor Uzay’ın derinliğinden getirdiği etherlerle: bilimle, akıl ve mantıkla ufkumuzu genişleterek daha yükseklere ulaşmamıza yardımcı oluyor. O olmasaydı yerimizde sayar ve geleceği planlayamazdık, medeniyet ilerlemezdi, yerinde sayardı.

Mitolojide Titan Prometheus, Kova Burcu ile ilişkilendirilir. Prometheus, kelime olarak önceden bilen, ilerigörüşlü anlamındadır. Yunan Mitolojisi’nde insanları en çok düşünen ve seven, onlar için çok ciddi bir fedakarlıkta bulunan nadir figürlerdendir Prometheus.

İnsanlar henüz ateş yakmayı bilmezken geceleri karanlıkta yaşıyorlardı. Karanlık, bilmeme halini anlatır. Işık ise bilinçtir. Karanlık bir odanın içinde bir mum yaktığınızda mumun aydınlattığı kadar görürsünüz etrafınızı, bilinciniz ne kadarsa -elinizdeki ışık ne kadar güçlüyse- o kadar bilebilirsiniz dünyayı. İşte Prometheus da cehaletin karanlığında her şeyden bihaber olan insanlara acır ve onlar için Olympos’tan ateşi çalar ve dünyaya getirir. Böylelikle insanlar aydınlanırlar, dünyayı ve kendilerini bilmeye başlarlar. Ancak Prometheus bunun için ağır bir bedel ödeyecektir…

Bu olanları duyan Zeus çok kızar ve Prometheus’u Kafkas Dağları’na zincirler. Her gün Zeus’un kartalı gelip Prometheus’un karaciğerini yer ve her gece Prometheus kendini iyileştirir. Bu bir döngü halinde gider ta ki Herakles Kafkas Dağları’na ulaşıncaya dek.

Kovalar’ın da bilgeliklerinin, diğer insanlardan daha ilerigörüşlü ve mantıklı olmalarının bir bedeli olabilir. Bir dönem kendilerini dışlanmış, yalnız ve soğuk hissetseler de kendi kendilerini bu döngüden kurtaracaklardır.

Prometheus ile Io’nun karşılaşması da kaydadeğerdir çünkü insan bilgeliğe ancak sezgisel akıl (Ay) ve bilimsel akıl (Prometheus)’ın birlikteliği ile ulaşabilir. Ancak bu bir birleşme olamaz, sadece bir karşılaşmadır çünkü dünya her an değiştiği için bilgelik asla mutlak ve kalıcı değildir. Bu yüzden, emin olabileceğimiz tek şey hiçbir şey bilmediğimizdir.

 

 

Sevgiyle,

Begüm Asteria

Şubat 2018

KADIKÖY

Advertisements

One Comment Add yours

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s