Akrep’in Kapıları

Karanlığa hoş geldiniz. Yumurtaların kuluçkada, tohumların uykuda beklediği; maddenin yeni yaşama dönüştüğü Yeraltı. Ölüm ve Yeniden Doğum hüküm sürer burada. Karanlık ve soğuk kış günleri başlar. Büyüme neredeyse duraklar, ağaçlardaki yapraklar kızarır ve çürümek üzere düşerler. Soğuk günler başlar.

Yükümüzü bırakma zamanı. Akrep’in kuyruğu zehrin akıtılmasını simgeler. Bu derin, karanlık ve kaygan bir süreç; su niteliğinde, şekil değiştirebilir; yoğun olabilir. Algımız içe dönüyor, bize içerideki duygularımıza ve hislerimize kulak verme kapasitesi ve fırsatı sunuyor. Akrep günleri zehiri akıtma zamanıdır, zehirden arınmakla şifa süreci başlar.

Bu mevsimde gücümüzü Yeraltından alıyoruz. Kendi bireyselliğimizle ayakta durma gücünü bize bahşeden işte bu köklerimiz. Geçmişten, şu anda “ölü” olanlardan, daha önce yaşadıklarımızdan, deneyimlerimizden, zamanla biriken bilgeliğimizden destek alıyoruz. “Ölü” olanlar unuttuğumuz yönlerimiz, hep istediğimiz ama bir türlü gerçekleştiremediklerimiz, en derin isteklerimiz… bir zamanlar asla gerçekleştiremeyeceğimize inandığımız için toprağa gömüp bir daha yüzüne bakmadığımız potansiyellerimiz olabilir.

Derler ki Akrep durgun suları sever. Ancak hiçbir su tamamen durağan değildir. Masanızdaki bardaktaki su buharlaşıyor siz bunu okurken. Göllerde akıntı vardır ve yaşamla doludurlar. Su, görünmeyen, sonsuz bir dönüşüm içindedir. Su donar, buharlaşır ya da akar. İşte Akrep de suların akışı ve akarken değiştirdiklerini anlatır. Bir yaprak suya düşer ve çürür. Balıklar yer bir kısmını, kalanı da algler ve diğer küük canlılar. Suda hayat vardır, su çözer, maddeyi birimlerine ayırır; formundan ve tanımlamasından; adından azat eder ki enerji serbest kalsın.

Kompost kendiliğinden oluşur, sizin hiçbir şey yapmanıza gerek yok. Bu doğanın kendi yolu.

Bu mevsimde bahçemiz ufalır. Yaşam, soğuk ve ıslak toprağa düşer ve yok olur. Ölüm bu. Yine de hiçbir şey yok olmaz. Gidenler farklı formlarda geri gelirler. Kompost yığını zamanla ve emekle taze ve besleyici sebzelere dönüşecek. Solucanlar ne yaptıklarını bilirler. Madde dönüşür: bazen yeni maddeye bazen de eneriye. Akrep; Çark’ın Sekizinci Kısmı, Dönüşüm Prensibini anlatır.

 

hades

 

Akrep’le dans zor olabilir. Ancak Bütünlüğe erişme şansını saklar içinde. Yaşam ile ölüm arasında gidip gelir Akrep’in kuyruğu. Bu dönemde bizden gidenler bir yandan da içerideki “öteki” ile tanışmamız ve bütünlüğe ulaşmamız, düştüğümüz yerden çıkmamız için bir yol gösterir. O yüzden bu dönemde bırakılması gerekenleri bırakmaya istekli olmak önemlidir. Yoksa olduğumuz yerde sayar, kendimizle mücadele eder dururuz. Şimdi bırakılması gerekenleri kompost çukuruna atarak gelecek baharda iyi ürünler almanın yolunu açıyoruz. Akrep’in karşısında Boğa vardır ve nasıl Akrep Ölüm zamanıysa, Boğa da Yaşam zamanıdır. Ölüm ile Hayat arasındaki kusursuz dans işte mevsimlerle bize kendisini gösteriyor. Bahçemizin büyümesi için gübreye ihtiyacı var.

Bu mevsimde içimize bakabilmek için cesarete ihtiyacımız olacak. Bırakmamız gereken şeyler derin konulara götürebilir bizi. Bırakamadığımız sıfatlarımız, tanımlamalarımız peşimizden gelen hayaletlere dönüşebilir. Ancak farkındalık kazanmak için karanlığın ve korkutucu görünenin içine bakmak gerekir. Bazen acı ilaç elzemdir. Akrep’in ilacı, bilince gelmenin acısıdır. Acı çekmeden yeni bir farkındalık elde edilemez. Bu acıya katlanmadan da ne korkularımızla yüzleşebiliriz ne de gizli hazinelerimize ulaşabiliriz.

Bu mevsimde insanın kendine karşı çok nazik de olması gerekli. Unutmayın, Akrepler derinlikle düşünen, stratejik olabilen insanlardır ancak çok da duygusal ve empatiktirler. Çünkü onlar çok acı çekmenin ne demek olduğunu bilirler. Cehennemin de Cennetin de kıyısından yürümüş oldukları için insanın halinden anlarlar. Siz de kendinize bir Akrep gibi yaklaşabilirsiniz. Derinliğine inceleyici ama aynı zamanda anlayışlı ve nazik. Bizi Yeraltına götüren güç hala Sevgi. Bu mevsim ne kadar karanlık ve arındırıcı olsa da bu itkilerin ardındaki temelin sevgiden geldiğini unutmayın. Kendinize karşı anlayışlı ve nazik olun.

İnsanın kendiyle yüzleşmesi kolay olmayabilir. Pişmanlıklar, kendi kendini suçlamalar yaşanabilir. Bunlar için kendinizi suçlamayın. Eğer o zamanlarda daha iyisini bilseydiniz ya da yapabilseydiniz tabi ki daha iyisini yapardınız. İnsan hazinelerini aramaya çıktığında bazen korkularıyla, kayıp tutkularıyla, unutulmuş mücevherleriyle, sesi kesilmiş hayalleriyle, susturulmuş öfkesiyle ve ifade edilmemiş duygularıyla da karşılaşır. Daemon’larımızı Yerlatındadır.

Bu günlerde kendimizle yüzleşmek için desteğimiz var. Farkındalığın meşalesini önce kendi yüzümüze, ardından da içimizdeki karanlık salonlarda asılı duranlara tutmak içindir Akrep Mevsimi. Ancak kendimizle yüzleşerek mümkündür dönüşüm. Bu da cesaret ister.

Bu dönemde tabi ki ihtiyaç dahilinde sizinle çalışmaya ve size yol göstermeye yeterliliği olan psikologlarla da çalışmak verimli ve faydalı olabilir.

 

Begüm Asteria

23 Ekim 2017

KADIKÖY

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Create a website or blog at WordPress.com

Up ↑

%d bloggers like this: