İkizler’de Yeni Ay: Uçuşa Geçiyoruz!

İkizini kap gel!

Dün gece İkizler‘de bir Yeni Ay yaşadık, etkisini Cumartesi’den itibaren hissetmeye başlayacağız.

Kasım ayından beri kendini değişime, yüzleşmeye, kendi karanlığının içine gerileyen Merkür ile birlikte dalmaya bırakanlar, Balık-Başak eksenindeki tutulmalarla Rahu’nun planlarına ortak olanlar için harika haberlerim var.

Birçok medeniyetin kayıt ve kitaplarına bakarsak, dün gece feci bir bilinç değişimi yaşadık. Bu Maya’ların beklediği günlerden biriydi, Vedik Gelenek de bu geceyi başka bir şekilde kutladı.

İkizler’deki Yeni Ay’ın etkisi artık yüklerinden arınmış olanların, içindeki “öteki” ile yüzleşmiş ve onu her ne pahasına olursa olsun kabul edebilmiş olanların hava elementi ile birlikte yükselmesi olacak.

İçimizdeki “öteki” aslında bizim farkında olmadığımız yarımızdı. Hepimizin içinde iki karakter var, ikisi de içimizde yaşar. Bu İkiz Kardeşler’den biri rasyoneldir, gördüğüne inanır, inatçıdır, hesaplar, plan yapar, serttir ve yaratıcılıktan yoksundur. Bu kardeş o sıkıcı günlük hayatınızı sever, yavanlığı, analitik olmayı, ruhsuzluğu sever. Peki ya “öteki”? İşte modern dünyanın bir türlü kabul edemediği sevgili “öteki”. İkinci İkiz Kardeş başkalarının asla kabul edemeyeceğine inandığımız çünkü bize öznel olan yarımızdır. Birinci İkiz Kardeş size “iş bul” der, “uyum sağla” der, “acaba senin hakkında ne düşündüler ?” der, “geç kaldın!” der… Oysa ki İkinci İkiz Kardeş istediklerini sizin haberiniz olmadan, siz bilmeden yaptırmaktadır bile ve ruh asla geç kalmaz.

Hiç Didim’e tatile gittiniz mi bilmiyorum ama giderseniz orada insanlardan Didim’in hikayesini dinleyin. Size anlatacaklardır ki Didim, “İkizler” demektir! Bu İkizler de Yunan Mitolojisinden aşina olduğumuz Artemis ile Apollon’dan başkası değildir.

Klasik literatürde İkizler, Truvalı Helen’in —gene başladım— kardeşleri olan Castor ile Pollux’tur. Aynı yumurtadan çıkmış olmalarına rağmen Castor ölümlüdür, Pollux ise ölümsüz! Bu sizce ne demek olabilir ? İşte az önce bahsettiğim, insanın içindeki Birinci İkiz ölümlü olandır; İkinci İkiz yani ruh olan ikiz ise ölümsüz olan. İkizler’in prensibi, insanın ölümlü doğası ile ölümsüz doğasını birleştirdiğinde yeniden ve biraz daha yükselmiş bir ruh olarak doğacağıdır işte. Buna içsel evlilik de denir ve Jungcular bunu çok iyi bilirler, simyacıların ise yıllarını vererek ulaşmaya çalıştığı şey işte budur.

Biz de bu hayatımızda kendi kendimizle içsel evlilikler yaşıyoruz. Kimimiz farkında olarak, kimimiz farkında olmayarak. Önemli olan şey sürgüne yolladığımız ikizimize kavuşabilmek. Bugün birçok kişinin ve özellikle birçok kadının aşk ve ilişkiler konusunda zorlandığını görüyorum. Önce kendi içinizde sürgün edilmiş, yaralanmış, sesi hiç duyulmamış olan o erkeği bir dinleyin. İçinizdeki İkizinize izin verin size ellerini uzatabilsin.

thing

Fırtına Göründü! 

İşte bu önümüzdeki iki haftada yapabileceklerimizden biri kendi kendimizle olan iletişimimizi iyileştirmek. Ama hiç mi hiç kolay olmayacak. Koç’taki Venüs, Pallas ile birleşip mızraklarını eline almış bir Amazon Savaşçısı haliyle Kraliçe Juno ve karanlığın kralı Pluto’ya karşı sürüyor atını; Mars tüm ateşiyle Satürn’e meydan okumakta… Bir şeyler çok ciddi boyutta değişiyor. Arkadaşlarınız bu ay sevgililerinden ayrılacak. Çok hareketli bir döneme giriyoruz. Yapılabilecek en iyi şey sakin kalmak, topraklanmak ve gözlemde kalmak. Unutmayın, öfke ancak bir çeşit yakıt olarak kullanıldığı zaman bize yarar sağlayabilir.

İngilizce’de to ride the storm ifadesi vardır, Türkçe’ye çevrilmiyor: fırtına ile birlik olup onu yönetmek, fırtınayı bir at sürer gibi sürmek anlamına gelir. İşte tam da bu zamanlar için söylenmiş bir söz. Kontrolü başkasının, duyguların ya da durumların eline bırakmadan ne yaptığımızı, söylediğimizi bilerek hareket etmeliyiz. Öfke bizi kullanmamalı biz onu kullanmalıyız, onun için de öfke kontrol altında tutulmalı. Ağızdan çıkan sözler yaralayabilir, Mars’ın alevli mızrakları iyi kontrol edilmelidir. Enerjimiz yüksek olacağı için bunu yaratıcı şekillerde kullanmayı seçmeliyiz. Spor yapmak da enerjiyi kontrol altında tutmak için bir alternatif olabilir. Bir Volkan (Pluto – Vulcanus) gibi patlayıp ilişkilerimizi (Juno-Venus) harabeye döndürmektense (Mars – Satürn) enerjimizi yeni bir şeyler yaratmak, hiç değilse sağlıklı kalmak için kullanalım.

 

Sevgiyle,

Begüm

Mayıs 2017

Kadıköy

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s