Jüpiter – Satürn Karesi: Ikaros’un Uçuşu

Şimdi sizi Lidya’dan alıp Girit’e götürüyorum…

“Denizin Halkı” da denilen Giritliler bilinen en eski medeniyetler arasındadır. Bugün astroloji ve rüya çalışmalarında kullandığımız bilgilerin çoğu Mısır’dan ve Mezopotamya’dan olduğu kadar Girit’ten de gelmektedir.

girit

Girit’te Kral Minos’un sarayına gireceğiz. Burada, Giritliler’in en ünlü gizemi olan Labirent’i inşa eden Daedalus (hikayemizde Satürn) ve oğlu Ikaros (hikayemizde Jüpiter), Labirent’in sırlarını başkaları ile paylaşamasınlar diye Kral Minos tarafından bir kuleye kapatılmış, esir tutulmaktalar…

Daedalus tabi ki boş durmaz. Hem kendisi hem de oğlu için, topladığı kuş tüylerinden bir çift kanat yapar rüzgarda uçup kuleden kurtulabilsinler diye. Kuş tüylerini sopalara balmumuyla tutturur. Oğluna der ki: “Bu  kanatları balmumu kullanarak yaptığım için Güneş’in sıcağına dayanamayacaklar, hemen eriyeceklerdir. Seni uyarırım, kuleden ayrıldıktan sonra asla Güneş’e çok yaklaşma! Kanatların erir ve havadan yere düşüverirsin Ikaros!”

Ikaros da dinler ve başını sallar.

Günü ve zamanı geldiğinde baba oğul, bu kanatları takıp atarlar kendilerini kuleden. Kuzey’e doğru uçarlar Girit’ten.

Uçmak Ikaros’un çok hoşuna gider… Kim sevmezdi rüzgarda martılar gibi, kartallar gibi kendini bırakıp havalanmayı ? Kim istemezdi hiçbir kısıtlama, ağırlık, sınırlandırılma olmaksızın sadece özgürce uçmayı ?

Yükseldi Ikaros. Göklere, bir kartal gibi. Yükseldi çünkü özgürlük, uçmak, sonsuz göklerin en tepesine doğru gitmek çok, çok güzeldi… işte yaşadığını hissediyordu sonunda, aylarca o kulenin bir odasında kapalı kaldıktan sonra. Daedalus seslendi, “Sana dediklerimi unutma! Eriteceksin balmumundan kanatları!” Ikaros onu duymadı bile, rüzgar tıkamıştı kulaklarını ve neşe sarmıştı tüm varlığını.

Artık Rodos’un üzerindelerdi: Güneş’in Adası’nın…

Ikaros yükseldikçe Sabah Güneşi de yükseliyordu Anadolu’nun üzerinden… Kızgınlaşmıştı İlyos’un (Güneş’in) okları. Bu sıcağa kim dayanabilir ? Ikaros’un kanatlarını tutan balmumu erimeye başlamasın mı! Ama biliyordu, “Babam bana bunu söylemişti…” Söylemişti söylemesine ama dinleyen kim ? İş işten geçtikten sonra ?

İşte böyle eridi gitti güzelim Ikaros’un kanatları, kendisi de bugün onun adıyla anılan, “Ikaryan Denizi” denen bölgesine düştü Ege’nin: Batnaz ile İleryoz Adaları arasına, Didim ile Bodrum’un açıklarına.

Jüpiter – Satürn karesi de böyledir. İyice hesap kitap yapmadan, iyice tartıp ölçüp biçmeden, planını programını yapmadan anlamsız bir iyimserlik ve heyecanla harekete geçirir insanı. Sonuçlarına katlanmak da Satürn’ün kuralı.

İşte astroloji bunun için önemli. Haritalara bakarak hayatta nasıl, ne zaman, hangi konularda hata yapabileceğimizi görebiliyoruz. Doğum haritalarımıza bakarak hangi konuda bilgilenmemiz gerektiğini, hangi miti, masalı ve hikayeyi öğrenmemiz gerektiğini ve bazen de hangisini birebir yaşamakta olduğumuzu görüyoruz. Bu hikayeler boşuna anlatılmıyor; hepsi de bizlerin bugün, bu günlük hayatında birebir yaşadığı deneyimlerdir.

Sevgiyle,

Begüm

Mayıs 2017

Kadıköy

minosgoddess

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s