Astrolojide Evler: Birinci Ev

Birinci Ev, yükselen burcumuzun olduğu evdir. Kendimizi nasıl algıladığımızı ve çevremizdeki insanlara kendimizi nasıl gösterdiğimizi anlatır. “Ay sen Akrep misin ama hiç Akrep gibi değilsin!” dediğini o arkadaş aslında çok feci bir Akrep ama yükselen burcu Terazi ve Birinci Ev’inde Venüs ve Jüpiter var. Bu yüzden siz ona baktığınızda dünyanın en cici, iyi, nazik ve sevimli insanını görüyorsunuz. “Görünüşe aldanma” sözü tam da Birinci Ev için geçerlidir.

Yükselen Burcumuz yakın çevremizle ilişkimizi anlatır. Bununla birlikte genel fizik ve beden tipi ile de ilgilidir.

Alan Oken’in kitaplarında tekrarladığı çok güzel bir Birinci Ev benzetmesi vardır. Düşünün ki camları mavi renge boyalı bir evde yaşıyorsunuz. Evinizden dışarı baktığınızda dünyayı mavi renkte göreceksiniz. Aynı şekilde dışarıdan biri sizin pencerenizden içeri baktığında da sizi ve sizin yaşam alanınızı mavi renkte görecektir. İşte yükselen burcun fonksiyonu budur: özbenliğimizin değil ama karakterimizin rengidir. İnsanlar sizi yükselen burcunuz olarak bilirler. Bu evdeki gezegenler tabi ki karakterinizde  ve çevrenizin sizi algılamasında önemli bir rol oynar.

Birinci Ev, bir insanın hayata yaklaşımını bize anlatır. Bu kişi günlük hayatında etrafa saldırarak mı, kurup inşa ederek mi, başkalarıyla ilişkileriyle mi yoksa tüm hayatı ve evreni kocaman bir oyun alanı ve macera olarak mı deneyimliyor ve buna göre algılanıyor ?

İşte bu ve bu gibi soruların yanıtları Birinci Ev’de saklıdır.

Birinci Ev Konuları:

  • Kişinin kendiliği
  • Çevreyle olan ilişki
  • Karakter ve gösterilen imge
  • Yüz ve baş bölgesi
  • Genel fiziksel durum
  • Alışkanlıklar
  • Hayata genel bakış

3 Comments Add yours

  1. ozlem altay says:

    Merhaba,
    Ben Stockholm’e doktora tezimi yapmak için geldim. İsveçce öğrenmek için gezerken kendimi bu sitede buldum. Sitenin kalitesini görünce hep aklımı kurcalayan bir soruyu paylaşmadan geçemedim.

    Benim oğlum 21 Mart 2016′ da saat 15:31’de Chicago’da doğdu. Eğer bu doğum Ankara’da olsaydı saat 23:31 olacaktı. Yani ABD vizesini alamasaydim yükselen burcu farklı olacaktı.

    Şimdi benim oğlumun karakterini belirleyen yükselen burç/birinci ev/ufuk çizgisi tamamen elçilik görevlisinin inisiyatifine mi kaldı? Hatta şu anda Türkiye’de birilerinin keyfine göre saat dilimi seçiliyor. Üç yıl önce ve bugün aynı gün ve saat doğumlular aynı gökyüzünde değiller.

    Bunun astroloji biliminde açıklaması nasıl yapılıyor. Bilgi verirseniz çok sevinirim.

    Esenlikler,

    Özlem

    Liked by 1 person

    1. Begüm says:

      Bu video da size yardımcı olabilir:

      Like

  2. Begüm says:

    Merhaba Özlem,

    Öncelikle bu denli önemli bir soruyu sorduğunuz için teşekkür ederim.

    Astrolojide hayatta gerçekleşeni, gerçekleşmiş olanı temel alıyoruz. Daha basit bir örnekten gitmek isterim: sezeryanla olan doğumlar. Örneğin bir bebeğin doğal doğumla dünyaya geleceği gün 24 Aralık (Oğlak Burcu) olsun ancak doktor anneyi 19 Aralık’ta (Yay Burcu) sezeryana alsın. Doğal doğumla Oğlak olacak olan çocuk, sezeryanla Yay olarak dünyaya gelmiş oldu. Burada önemli olan neyin olduğu, gerçek hayatta neyin yaşandığıdır. Çocuk 19 Aralık’ta dünyaya gelmişse onun “kaderinde” Yay Burcu olmak vardır, bu kabul edilir; bu çocuğun “kaderinde” Oğlak Burcu olmak olsaydı zaten doktorun işi çıkar ve sezeryanı ertelemek zorunda kalırdı. Bu kesinlikle kaderci bir bakış açısı ancak astroloji bunu kabul eder. Astrolojide kader, yazgı gibi kavramlar vardır, “olacak olan olur” ve bu örnekte doktor, ya da diğer figürler, ancak bu kadere hizmet edebilirler, onu değiştiremezler. Astrolojide bu şekilde kabul ediliyor.

    Ülkemizde yapılan saat dilimi değişiklikleri ve yaz saati uygulamaları astrologların kesinlikle dikkate alması gereken değişkenlerdir. Doğum haritaları çıkartılırken gerekli hesaplamalar ve ayarlamalar saat dilimine ve yaz saati uygulamalarına göre yapılır. Ancak önemli olan saatin kaç olduğu değil, verili anda yıldızların nerede durduğudur. Bizimle aynı anda doğan, yani doğum anımızda doğu ufkunda yükselmekte olan takımyıldız bizim yükselen burcumuzdur. Aynı anda olan şeyler birbiriyle benzerlik gösterdiği kabul edildiği için kişinin yükselen burcu ile benzerlik gösterdiğini düşünüyoruz, bu bir eşzamanlıklıktır (synchronicity). Yükselen Burcumuz bizim karakterimizi belirleyen bir faktör değildir, biz o burçtaki niteliklere ve kalitelere sahip olduğumuz için onunla birlikte dünyaya geliriz. Örneğin tam Güneş doğarken doğan bir çocuk hayatta “Güneş gibi” olur; onun parlayacağını, bilinçli olacağını, çevresini de aydınlatacağını düşünürüz. Güneş Terazi’deyken tam gündoğumunda doğduysa (hem yükseleni hem Güneş Burcu Terazi olur) bunu ilişkileri yoluyla, nezaketle ve güzellikle yapar; Güneş İkizler’deyken tam gündoğumunda doğduysa bunu bilgiyi toplayarak, anlatarak, öğreterek, iletişim yoluyla ve konuşarak gerçekleştirecektir.

    Umarım sorunuza yanıt verebildim ?

    Sevgiler
    Begüm

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s